İçindekiler
Sevdiğimizle bir ömür boyu mutlu olmak… Uyumlu, keyifli, eğlenceli, samimi ve herkesin kendini mutlu, değerli hissettiği, hem de uzun yıllar süren, çok güçlü ilişkiler yaşamak, gerçekten mümkün mü? EVET!!!
Günümüz koşullarına, boşanmaların bunca kolaylaşmasına, aldatmaların bunca artmasına rağmen, ilişki terapistleri olarak halen iddialıyız: mutlu ilişkiler yaşamak mümkün.
Bir evliliğin kötü gitmesi nasıl engellenir ya da zaten kötü giden bir evlilik kurtulabilir mi?
EVET! Karşıdakini olduğu gibi kabul etmek değiştirmeye çalışmamak İLK KURALDIR.
Yapılan bir çalışma evlilik çatışmalarının %69’unun kalıcı sorunlardan oluştuğu ve bu konularda çiftlerin uzlaşmasının mümkün olmadığını söylüyor.
Buna rağmen sağlıklı evliliklerde, mutlu çiftler bu konuyu halletmişler. Birbirlerini yargılamıyorlar, farklılıklarını kabul ediyorlar, bunun üzerinde konuşmaya devam ediyorlar hatta bu konuda mizah geliştirmişler. Yani diyalog geliştirmeyi öğrenmişler.
Evliliklerinden hoşnutlar, kalıcı problemleriyle baş etmeyi öğrendikleri için bunalmıyorlar.
Sizce mutlu ilişkiler mümkün mü ?
Nasıl mümkün ?
Öncelikle ilişkilerde doğru bilinen yanlışlara bakalım….
İlişkilerde doğru bilinen yanlışlar
- Kadınlar Venüs’ten, erkekler Mars’tan
- Boşanmaların temel nedeni aldatmadır.
- İlişkilerde her şey karşılıklıdır.
- İlişkilerde ortak ilgi alanlarının olması gerekir. Kişilik uyuşmazlıkları ilişkileri yok eder.
- Aktif dinleme yöntemini kullanarak anlayışlı iletişim kurmak, çatışmaları çözmenizi sağlayarak ilişkinizi kurtaracaktır.
Erkekler Mars’tan, kadınlar Venüs’ten: Cinsiyet farklılıkları evlilik sorunlarına katkıda bulunabilir, ama neden olmaz.
Kadınların, evliliklerindeki cinsellik, aşk ve tutkuyla tatmin olamamalarında belirleyici etken, %70 oranında, karı-koca arasındaki dostluğun niteliğidir. Erkekler içinde belirleyici etken, %70 oranında, karı-koca arasındaki dostluğun niteliğidir. Öyleyse erkeklerle kadınlar, sonuçta aynı gezegendendir.
Boşanmaların nedeni iletişimsizlik, çatışmaları çözememe, güven sorunu, psikolojik nedenler…olabilir.
İlişkilerde her şey karşılıklı değildir. Herkesin yapmaktan hoşlanmadığı veya yapmak istemediği çeşitli sorumlulukları olabilir. Mesela, eşiniz evdeki çiçekleri sulama konusunda isteksiz davranıyor ve bunu sıklıkla unutuyor, diyelim. Bu durumda siz onun bu zaafını hoş görün ve bu sorumluluğu üstünüze alın.
Ortak ilgi alanlarının olması ilişkiyi güçlendirir fakat ille de gerekli değildir. Bazen farklılıklar ilişkiye zenginlik getirebilir.
Dinlemek kadar konuşabilmekte önemlidir. İletişimin bir çok ayağı vardır.
Evlilik araştırmalarına göre
- Mutlu bir evlilik ömrü uzatır.
- Mutsuz bir evlilik ise ömrümüzden ömür götürür.
Michigan Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada mutsuz bir evliliğin, hastalanma olasılığımızı yaklaşık %35 oranında arttırabileceğini, hatta ömrümüzü ortalama 4 yıl kısaltabileceğini bulmuşlar.
Mutsuz evlilikte insanların hem fiziksel hem de genel olarak duygusal açıdan stres altında hissetmeleri; bedene ve zihne, yüksek tansiyon ve kalp hastalığı içeren çok sayıda fiziksel rahatsızlığın yanı sıra anksiyete, depresyon, intihar, şiddet, psikoz, cinayet ve madde bağımlılığını içeren bir sürü psikolojik rahatsızlık şeklinde kendini belli edecek fazladan bir yük getiriyor.
Mutlu ve mutsuz çiftler arasındaki farklar
Yapılan bir araştırmaya göre, mutlu çiftlerde yüksek düzeyde bulunan bazı özellikler, mutsuz çiftlerde oldukça az bulunuyor. Bu araştırmaya göre, çiftlerin en çok zorlandıkları alanlar problem çözme, esnek olabilme ve kişilik farkları ile ilgili. Çiftler birbirlerinde bulunan farklılıklara çoğunlukla problem olarak yaklaşırken, birbirlerine saygı ve anlayış göstermekte zorlanıyorlar.
Sadece çatışma çözme tavsiyesinin işe yaramayacağı açıktır. Bunun yerine, aramızdaki çatışmaya neden olan temel farklılığı anlamamız ve birbirinize değer verip saygı göstererek o farklıkla birlikte yaşamayı öğrenmeniz gerekir.