İnsan sevme ve bilme kapasitesiyle dünyaya gelir. Sevme kapasitesine bağlı olarak birincil yetenekler ortaya çıkar. Birincil yetenekler daha çok insanın duygusal yönüyle ilgilidir. Ve bu yetenekler doğuştan bizimle gelir. Bu yetenekler; Sevgi, sabır, cinsellik, ilişki, umut, güven, inançtır.
İkincil yetenekler, insanın davranışsal yönüyle ilgilidir. Bunlar sonradan bize öğretilen yeteneklerdir. Bunlar da; düzen, temizlik, dakiklik, dürüstlük, kibarlık, başarı, güvenililirlik, itaat, sadakat, tutumluluk, adalettir.
Birincil ve ikincil yeteneklerin gelişmesinde toplumsallaşma süreçleri, anne- baba çok önemlidir. Toplumsallaşma süreçlerinin sonunda yetenekler, kişiliğin bir parçası olarak etkili bir şekilde kullanılabilecek duruma gelirler. Böylece birincil ve ikincil yetenekler, kişisel ve toplumsal tutumlarımızı, yargılarımızı ve değerlerimizi etkiler. Yeteneklerin kişiliğin bir parçası olarak gelişmesinde yaşanan aksaklıklar ruhsal bozuklukların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Biricil ve ikincil yeteneklerin gelişmemişliği de, çok gelişmişliği de önemli sorunların kaynağını oluşturur. Yeteneklerin az gelişmesi bireylerin ilgili yeteneklerde kapasitesini ortaya koyamadığı anlamına gelir. Çok gelişmiş yetenekler ise, bireylerin enerjilerini yüksek düzeyde kullanmaları ve aktif olmaları anlamına gelmektedir. Fazla enerji ile hareket etmek de bireyi tükettiği için sorunların ortaya çıkmasına neden olur. Bu nedenle yeteneklerin DENGELİ bir şekilde kullanılması, bedensel ve ruhsal sağlık için önemlidir. Bunun anlamı şudur; doğuştan getirdiğimiz ve toplumda öğrendiğimiz yeteneklerimizi olması gerektiği gibi, yeterince kullanmamız dengeli olduğumuzu gösterir.
Dengeli olmak, öznel iyi oluşla da açıklanabilir. Yüksek öznel iyi oluş düzeylerine sahip bireylerin özellikleri şunlardır (Dengedeki insanların özellikleri):
- Daha sosyal ve üretken olurlar.
- Daha uzun yaşarlar.
- Daha çok para kazanırlar.
- Daha iyi bir vatandaş olurlar.
- İş yaşamında daha üretken olurlar.
- Evlilik doyumları daha yüksektir.
- Stresle daha iyi başa çıkabilirler.
Kendimizi değerlendirebilmek için şu şekilde bir yol izliyoruz. Tüm yaşamımızı 4 alana bölüyoruz. Bu 4 alanda gücümüz, kuvvetimiz, verdiğimiz enerji nereye gidiyor buna bakıyoruz.
1. BEDEN: SAĞLIK ALANI:
- Öz bakımımız ne durumda? Düzenli mi? Diş fırçalamadan, beden temizliği, yaşadıkları alanın temizliği. Bu alanlarda nasıllar. Enerjilerinin ne kadarı bu durumda.
- SPOR: Spor, hareket var mı? Uyku nasıl, yeme düzeni nasıl?
- Yeme; az mı, çok mu?
- Spor; küçüklükten beri bir düzen var mı?
- SAĞLIKLI BİR CİNSEL HAYAT VAR MI? Eşiyle bu konuda paralel ya da birlikte hareket edebiliyorlar mı?
Sağlıkla ilgili bir sorunu var mı? Bu sorunu aşmak için ya da sağlıklı olabilmek için ne yapıyorlar?
Psikolojik ihtiyaçları karşılanmadığında, psikosomatik rahatsızlıkları var mı?
2. BAŞARI: ÜRETİM:
Eğitim hayatı nasıl, çalışma hayatı nasıl? Her gün düzenli olarak başarı ve üretimle ilgili bir şeyler yapabiliyor mu? Öğrenci, düzenli çalışıyor mu? Çalışan ise kendini geliştiriyor mu? Meslek sahibi ise; Kendini geliştirmek için ne yapıyor? Bugün neler yaptım? Neler ürettim?
3. İLİŞKİLER:
Yakın ilişkiden, uzak ilişkiye doğru bakıyoruz. İlk olarak kendimle iç barışıklığım var mı? Eşim, çocuğumla aram nasıl? Sevgi, saygı, değer, destek, güven gibi ihtiyaçlarımız karşılanabiliyor mu? Birlik, dayanışma sizce ne anlam ifade ediyor?
- Anne-baba- kardeşler
- Arkadaşlar- dostlar
- Komşular- akrabalar
- İş arkadaşları
- Dünyadaki insanlarla ilişkimiz nasıl?
Bu ilişkilerin yelpazesine bakıyoruz. Buralarda ne kadar zaman harcıyoruz? Buralara ne kadar anlam yüklüyoruz? Yakın ilişkilerdeki ilişki kalitesine bakıyoruz. Ne durumdayız, ne yaşıyoruz, problem varsa bunu tespit etmeye çalışıyoruz. Burada zamanı ne kadar geçiriyoruz.
Yakın ilişkilerde yeteri kadar sevgi, ilgi, değer, güven, kabul gibi duyular karşılanmadığında dışarıdaki ilişkilerden mi almaya çalışıyoruz. Orada kimlerle bunu karşılamaya çalışıyoruz. Yakın ilişkilerdeki kaliteli ilişki ve iletişim tüm yaşamımızdaki ilişkilerinde bir belirleyicisi olabilir.
4. MANEVİYAT: GELECEK: ANLAM ALANI:
1, 5, 10 yıl sonra beden, başarı, ilişki, manevi açıdan tüm alanların anlam dünyası maneviyat ve gelecekle de bütünleşmiş oluyor. 4 alan birbiriyle dengeli hareket ettiğinde mutlu oluyoruz.
İyimserlik, umut içinde olmak; kötümser duygu ve düşüncelerden uzak durmak anlam boyutuyla İYİ BİR İNSAN OLMAK, geliştiren, hem ilişkilerde de hem toplumun dünyasına hem de yaşadığı dünyaya ANLAMLI HAYAT SÜREN BİREYLER halinde topluma bir şeyler sunabilmek.